HİLALCE

19/4/2008 - burası deneme sitem

deneme

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/12/2007 - ÖNEMLİİ

YENİ SİTEM www.blogcu.com/hilalarda

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/12/2007 - SEVMEK...

Kategori: SIIRLER

 

 

SEVMEK DEDIGIN NEDIR KI?... 

Sevmek,begenmektir. Sevmek, özlemektir. Görmek 
istemektir sevmek... 
Ve sevmek, görmeden duramamaktir.Sevmek, israr 
etmektir. Sevmek, vazgeçmemektir. 
Pes etmemektir sevmek...Sevmek, merak etmektir. 
Sevmek, sevdigine "Sevgilim" diyebilmektir. 
Dokunmak istemektir sevmek. 
Sevdigine yakin olmak istemektir. Soludugu havayi 
solumaktir. Sevdiginin haliyle hallenmektir. 
Ve sevmek, sevdigini yasamaktir. Sevmek, hissetmektir. 
Sevmek, üsümektir. 
Titremektir sevmek, Sevgiliyi düsünerek... 
Sevmek, temmuz günesinde suyu, sicak çöllerde gölgeyi 
özlemektir. 
Sevmek, atese düsmektir. Kor olmaktir sevmek, 
yanmaktir. 
Sevmek, ölmektir bazen, Sevgilisizligi düsünerek... 
Sevgilinin ölümsüzlügünü düsünmektir. 
Sevmek, yok olmaktir Sevgilide... 
Sevgilinin yüreginde olmaktir. Yüreiginde tasimaktir 
Sevgiliyi... 
Ve sevmek, belki bazen sevilmektir. 
Sevmek, istemektir, hiçbirsey beklememektir. 
Hesaplamamaktir sevmek... 
Sevmek, inanmaktir. Sevmek yasamaktir. 
Sevdigini kendisi gibi, kendisinden de çok 
duyumsamaktir. 
Sevmek, sevdigi olmaktir. Sevdigi ile sevdigini 
paylasmaktir. Sevdigi ile kalbini bölüsmektir sevmek. 

...Ki tek kalp olunsun. 

Sevgide son yoktur. Biten sevgi yoktur. Bitmis gibi 
görünen sevgi vardir. Vazgeçis de yoktur sevgide. 
Yasadikça yasatilir sevilen. Vazgeçmis gibi görünmek 
vardir bu yüzden. 

Vazgeçmek degil... 

Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin oldugu yerde son 
bulur istekler. Birsey varsa istedigin bu senin için 
degil sevdigin içindir. 
Hatta o'dan o'nun adina istersin. o'nu daha sonsuz 
sevebilmek için istersin. Istersin ama birgün gelir bu 
isteklerde son bulur. Kendinden istersin artik. 
Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz 
kilmak istersin o'nu... Sonsuzluga götürmek, o'nunla 
sonsuzluga varmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu 
olmaz mi. Sevgili bunu belirler sadece. 
Sevmek, sevgiliden sevgiliyi istemeyi ögrenmektir. 
Sevmek, sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir. 
Sevmek, sevmek istemektir. 
Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son buldugu bir 
duraktir o... 
Öyle ki, tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne 
o'dan anlasilmayi beklersin, ne o'nu anlamayi... 
Ne o'nun gelmesini beklersin, ne o'nun Leyla, 
olmasini... 
Bekledigin birsey yoktur. Sevmeyi, daha çok sevmeyi 
becermenin disinda... 
Sevmek, gücenmemektir. Sevmek, sevgilinin hiçbir 
sözüne üzülmememeyi ögrenmek demektir. Sevgilinin ölüm 
hançerine bile "hayir" dememektir sevmek. Sevgiliden 
gelen her hareketi, her sözü kabullenmektir. 
Ihanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden 
gelen ölüm emrine, "ölürüm" diyebilmektir. 

Sevmek, ÖLMEKTIR. 

Sevmek, ölmeyi bilmektir. Sevgili için yasamaktir. 
o'nun eli, gözü, kalbi olmaktir. Ama artik o'nun 
birseyi olunmadigi zaman ölmesini bilmektir. 

Sevmek, vermektir. Almamaya yemin ederek vermektir
Ama almalar kurtaracaksa sevgiliyi, almasini da 
bilmektir SEVMEK. 
Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar 
varolmaktir o sevgiden. 
Sevmek, sevgili olmaktir. Sevgilinin yüzündeki gülücük 
olmaktir. O'nu yasama döndürecek bir damla su 
olmaktir. Sevmek sevgilinin limani olmaktir. 
Sevdiginin cani olmaktir. Ölümü istediginde verebilsin 
diye ölmeden... 
Sevmek, güvenmektir. Sevmek, onaylamaktir. 
Sevmek , sevgiliyi bir nefes gibi, bir ses 
gibi yakin olmaktir. 
Sevmek çok ötelerde olsa bile yakin olmaktir. 
Sevgiliye... 
Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir. 
Sevmek, herseyi göze almaktir. Sevgilinin oldugu 
cehenneme yürüyüp olmadigi cennete girmemektir sevmek. 
Sevmek, bir olmaktir. 
Sevmek, sevmeyi haketmektir. 
Sevmek, sevgilisiz geçen gecelerin sabahina varmaktir. 
Sevgilisiz geçen gecelerde sevgiliyi yasamaktir. 

ASK, BIR SEVMEKTIR. BIR KERE SEVMEKTIR. 
VE SEVMEK, 
BUNLARI GÖRMEDEN BILE HISSEDEBILMEKTIR.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/12/2007 - EVLENİYORUZ ÇÜNKÜ...

Kategori: ask

Aşk, evliliğin tek sebebi tabii ki değil ama en başarılı ilişkilerin önemli öğeleri arasında aşk ve sevgiyi saymadan olmaz. İnsanları evliliğe iten başka etkenler de var... İşte sizlere belli başlı evlilik nedenleri: Aile özlemi: Bir süredir güvenli bir ilişki sürdürüyorsunuz ve birbirinize bağlısınız. Çocuk yapmak istiyorsunuz ve evliliğin de bunun için en iyi ortamı sunacağını düşünüyorsunuz. Doğru insan: Doğru insanı bulduğunuza inanıyor ve mutlu bir çift olarak yaşadığınız heyecanı aileniz ve dostlarınızla paylaşmak istiyorsunuz.

 

 

Güvenli, kendinizi iyi hissettiğiniz, sağlam bir ilişkiniz var ve evlilik bir sonraki mantıklı adım olarak görünüyor.

Güven arayışı: İlişkiniz evlenmeden önce zaten güvence altında değilse, evlendikten sonra güvenli olacağı da tartışılır. Üstelik evliyken ayrılmak da daha zor olacaktır.

Yalnızlık korkusu: Bazıları ileride yalnız kalmaktan korktukları veya başka kimsenin onları istemeyeceğini düşündükleri için evlenirler. Oysa tek kişilik yalnız bir hayat, iki kişilik mutsuz bir hayattan daha iyidir.

Çocuk sevgisi: Çocukları çok seviyor ve sevdiğiniz erkekle en az iki tane çocuk yapmak istiyorsunuz. Ama sırf çocuklar için evlenmek mutlu aile ortamı sağlamaz. Çok iyi düşünmeniz gerek...

Yeniden denemek: Evlenip boşandıktan sonra "Evlenmek mi? Bir daha asla!" diyenler olduğu gibi, ikinci bir evlilik yapıp ilkinin izlerini silmeyi arzulayanlar da yok değildir. Böylece ilk evliliğin olumsuz sonuçlarının üstesinden gelebildiklerini göstermeye çalışırlar. Oysa evlenme arzusu içten gelmelidir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/9/2007 - EY NAMAZ....

Kategori: ISLAM

Ey Namaz Kıl Beni! Ey Oruç Tut Beni!

Varlığımıza ve insanlığımıza anlam kazandıran en önemli nitelik kulluğumuzdur. Allah’a, O’nun yüceliğine yaraşır kullar olarak ibadet etmemiz ise teslimiyetimizin bir ifadesidir. İbadetler ancak hakkıyla yerine getirildiklerinde amacına uygun olarak gerçekleşmiş olacaktır. Yoksa yapılan ibadetleri bir nevi alışkanlık ya da yerine getirilmesi gereken bir vazife yahut da aradan çıkartılması gereken bir iş gibi düşünmek ve bu şekilde sınırlamak ibadetlerden alınacak faydayı da sınırlayacaktır. Ayetlerin ifadesiyle ibadetler insanı kötülüklerden alıkoyacak, Allah’ın ve dünya hayatı gerçeğinin hatırlanmasına vesile olacak ve hem dünya hem de ahiret açısından türlü faydalar sağlayacaktır. Bu yararlardan en verimli şekilde faydalanmak için yaptığımız ibadetleri ne için yaptığımızın farkında olmamız gerekir.

Pek çok insanın kıldığı namazı düşünelim. Acaba gerçekten hakkıyla yerine getirilebiliyor mu? Çoğu zaman bir şeylere yetişmek için süratle kılınan namazlar, namaz kılınması emrini yerine getirmekten başka kul açısından ne işe yarıyor acaba. Namaz boyunca dikkatin toplanamamasından dolayı düşünülen türlü şeylerde cabası. Yani biz namazı yerine gelsin diye mi kılıyoruz yoksa Allah’ı anmak ve okuduğumuz ayetlerdeki gerçeklerin farkına varmak için mi? Şayet namazı kılmaya başlamadan öncemizle kıldıktan sonramız arasında değişen herhangi bir şey yoksa yapılan bu ibadetimizde bir sorun var demektir. Gerekli gereksiz pek çok iş için ayırdığımız saatlerimiz günlerimiz yanında namaz kılmak için ayırdığımız dakikalar bunca sınırlıyken en azından bu anları en verimli ve dikkatli bir biçimde yerine getirmemiz daha doğru olacaktır. Yani biz namazı değil belki bir manada namaz bizi kılmalı ve emrediliş amacına uygun olarak yaşantımızda olumlu yönde değişiklikler yapmalıdır.

ramazan ayı pek çok insanın din gerçeğini hatırlamasına ve bir ay ile sınırlıda olsa da genellikle diğer on bir ayda yapılan türlü hatalardan uzak durulmasına vesile olan bir aydır. Ancak oruç gibi çok anlamlı ve güzel bir ibadeti aç ve susuz kalmaktan ibaret görmek ve oruç tutulan saatlerde gerek davranışlarımızda gerek konuşmalarımızda gerekse yaptığımız işlerde yeterince titiz olmamak ve üstelik normal zamankinden daha hırçın ve asabi haller sergilemek orucun neden tutulduğunun unutulduğu bir manzara doğurmaktadır. Zaten oruçluyum kan beynimde, burnumdan soluyorum, sigara krizine girdim çok fenayım ya da açlık başıma vurdu şeklinde söylenmelerle gün boyu dengesiz davranışlar sergileyen insanlara şahit olmuşsunuzdur. Oysaki oruçlu olunan zamanlar insanın pek çok gerçeğin farkına varmasına ve sahip olduğu nimet ve imkânların kıymetini anlamasına vesile olacak değerler taşımaktadır. Orucu da diğer ibadetlerde olduğu gibi sadece yerine getirilmesi gibi sığ bir anlayışla değil hakkıyla tutmak yani bir manada orucu değil kendimizi tutmak gerekir. Allah bizleri emirlerini en hayırlı şekilde yerine getiren kullarından eylesin.

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/9/2007 - RAMAZAN

Kategori: ISLAM

Dua ayı Ramazan


Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

“Her oruç tutan kulun iftar vaktinde kabul olunacak bir duası vardır. Duasının karşılığı mükâfat olarak ya dünyada verilir veya âhirette ebedî bir surette ihsan edilir.” (Kenzü’l-Ummal, 3:328)



Ramazan dua ayıdır. Mübarek gecelerde, üç aylarda, bilhassa Ramazan’da edilen dualar kabule yakın dualardır.

İftar saati ise kulun Allah’a yaklaştığı, Onun emrini yerine getirmenin sevincini yaşadığı bir zaman dilimidir.

Mü’min oruç tutarak hata ve kusurlardan temizlenmiş, bütün kalbiyle Yaratıcısına bağlanmıştır. İşte bu anda kul elini açıp, Rabbine yalvarırsa eli boş dönmeyecektir.

Arzularına ya aynen dünyada kavuşacak, mükâfatını peşin görecek veya daha güzel bir surette âhiretine ve ebedî hayatına bir nur olarak gönderecektir.

Çünkü Cenab-ı Hak, kulunun ihtiyacını daha iyi bilir; hakkında nasıl hayırlıysa, duasını ona göre kabul eder.

Zikir ayı Ramazan


Hz. Ömer Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ek-rem Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

“Ramazan günlerinde zikirle meşgul olanlar mağfiret edilir, o günlerde Allah’tan dilekte bulunanlar da eli boş dönmezler.” (Kenzü’l-Ummâl, 8:464)



Ramazan, zikir ve duanın bol edildiği bir mevsimdir. Ramazan boyu oruç tutan mü’minler, gecelerini ve gündüzlerini zikirle geçirirler. Hem hal ve hareketleriyle, hem de ağız ve dilleriyle Allah’ı anarlar, kalp ve ruhlarını dinlendirirler.

Bu arada hem dünyaya ait ihtiyaçlarını, hem de âhirete ait beklentilerini istemek için Rablerine ellerini ve gönüllerini açarlar. Bilirler ki, bu ay dileklerin kabul olunduğu, ihtiyaçların karşılandığı, beklentilerin cevaplandığı nurlu bir aydır.

Bu arada zikrin değişik ve çeşitli şekillerini farklı zaman ve mekanlarda arttırmaya çalışırlar.

İbni Ömer Radiyallâhu Anhümânın rivayet ettiği şu hadis-i şerifte Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem zikrin çeşitlerini ifade ederler:

“Kim Ramazan ayında sessizlik ve sükunet içinde bir gün oruç tutarsa, tekbir getirir, kelime-i tevhit okur, Allah’a hamd eder, helali helal, haramı da haram bilirse, Allah onun bütün geçmiş günahlarını bağışlar.” (Kenzü’l-Ummâl, 8:482)



Bu ayda oruçla melekleşen bir mü’min, meleklerin dillerinden düşürmedikleri tekbirleri, kelime-i tevhitleri, hamd ve salavatları, tesbih ve istiğfarları tekrarlayarak hem manevî kir olan günahlarından temizlenirler, hem de Allah’ın rızasını elde etmeye çalışırlar

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/9/2007 - KADINLARIN GÖZÜNDEN ERKEKLER

Kategori: ask

Bütün erkekler birbirine benzer" lafında doğruluk payı büyük galiba... Kadınların erkekler hakkında gözlemlerini derleyen Rita Rudner (ABD) esprili bir dille şu noktaları sıralıyor:

Erkek, televizyonda maça konsantre olmasıyla takımına maç kazandıracağını düşünen tek canlıdır.

Kulağında küpe olan yeni nesil erkeklerle evlenmekte sakınca yoktur. En azından acının anlamını ve mücevherin değerini bildikleri kabul edilebilir.

Erkeklere iş yaptırmak için işin içine "tehlike unsuru" katmak gerekir. "Aman yangın çıkmasın" dediğiniz anda, erkek, mangalın başına geçer.

Kel ve zengin olanlara dikkat edin, paranın verdiği hava basmaca kelliğin verdiği seksiliği gölgelemesin.

Erkekler üzerinde mümkün olduğu kadar çok düğme bulunan telefonları severler. Çok düğme olunca kendilerini büyük adam zannediyorlar (bakınız aynı masada üç telefon!).

Erkek sabahları gazeteyi ilk okuyan olmak ister, ilk siz okursanız "Ben"likleri yara alır.

Bir adamın aynada kendisine bakışından, bir başkasına ihtimam gösterme potansiyeli olup olmadığını anlarsınız.

Topluluk içinde asla bir adama bir şey öğretmeye çalışmayın. Erkekleri sadece onlarla baş başa olduğunuzda eğitebilirsiniz. Toplum önünde hep her şeyi biliyor olurlar.

Bütün erkekler kirpik kıvırma aletinden ürker, yastığın yanına koysanız tabanca zannediyorlar.

"İlişkimiz hakkında biraz konuşsak" lafı kadar erkeğin kanının donduran başka cümle yoktur.

Bütün erkekler kendilerini çok sempatik zanneder, çoğu değildir.

Bir erkek asla kadınların mayo satın almasının neden bu kadar vakit aldığını kavrayamaz.

Erkekler kendilerinin de alışverişten nefret ettiklerini bildiklerinden mağazalarda "Erkekler" bölümü hemen giriş kapısının yanındadır.

Dört adam yan yana geldiğinde spor konuşur, dört kadın yan yana geldiğinde erkekleri konuşur.

Bir erkek hiçbir aşk filmini ikinci kez izlemez.

Kadınlar "Onu gerçekten seviyor muyum, mutlu olur muyum" diye düşünürken erkekler "Bu arabanın 240 bastığı dış görünüşünden de belli oluyordur, değil mi" türü düşüncelere dalarlar.

Eğer bir erkek "Seni ararım" dedikten sonra aramamışsa... Telefon numarasını kaybettiğinden veya öldüğünden değil, görmek istemediğinden aramıyordur.

Kocanızı tenis maçında yenerseniz akşama sırtını dönerek uyur.

Erkek sevgilinizi onun kalbini kırmadan terk etmek istiyorsanız "Senden çocuk sahibi olmak istiyorum" diyerek hedefe kestirmeden ulaşabilirsiniz.

Pantolonunun altına body giymiş bir kadının tuvalette çektiği sıkıntıyı sadece, üzerinde kayak kıyafeti varken sıkışan adam anlar.

Karısına "Kilo aldın" diyen adam, kendi durumunu -gözünüzün içine bakarak- "Bu pantolon yıkanırken daralmış" diye açıklar.

Erkeğin algılaması o kadar zayıftır ki ağır çekimde tekrarı görmedikçe golün nasıl atıldığını anlamaz.

Genelde klasik müzik dinlemeyi seven erkekler yere tükürmez.

Erkek her şeyi unutur, kadın her şeyi hatırlar.

Erkeklere psikanaliz yapması çok daha kolaydır çünkü hiç çıkmadıklarından çocukluklarına dönmeleri gerekmez.

Erkeğin sürekli sizi yatağa sürüklemesini durdurmak istiyorsanız, onunla evlenin.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/9/2007 - AZ YİYORUM AMA ZAYIFLAYAMIYORUM

Sürekli diyet yapıyorsunuz ama yine de istediğiniz hızla zayıflayamıyorsunuz, çok az yiyorsunuz hatta bazen hiç yemiyorsunuz; ama fazla kilolarınız hala yerinde. O zaman yanlış diyet yaptığınızı kabul etmelisiniz. Rejim yaparken kendinize çok katı kurallar koymayın ve gün içinde yediklerinizi not edin. Daha sonra notlarınıza baktığınızda size fazla gelen yemekleri ve ya abur cuburları kesin. Buna rağmen hala kilo veremiyorsanız belki de yemeklerinizi yanlış pişiriyorsunuzdur, işte size birkaç yemek önerisi.

Karnıyarık

Malzemeler: 1 patlıcan, 4 orta boy soğan, ½ kg yağsız kıyma, 4 orta boy domates, 4 adet sivri biber, 1–2 sap maydanoz, 1 bardak su, Tuz ve karabiber.

Hazırlanışı: Patlıcanları 200 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika pişirin. Harcı için soğanları ve domatesi ayrı ayrı rendeleyin. Yeşilbiberleri ve maydanozu ince ince kıyın. Hiç yağ koymadığınız bir tavada yağsız kıymanızla soğanı kavurun. Yine 200 derecedeki fırında suyunu çekene kadar pişirin. Kıyma kendi suyunu ve yağını salacaktır. Daha sonra da sırasıyla içine domatesleri, yeşilbiberi, maydanozu, tuz ve karabiberi ekleyerek beş dakika kadar pişirin. Patlıcanları yağsız bir tepsiye dizerek üstlerini yarın. İçine harcı doldurun. Üstlerine kabuğu soyulmuş bir dilim domates ve tam bir sivri biber ile süsleyerek, bir bardak suyu üzerlerine gezdirin. 200 derecedeki fırında suyunu çekene kadar pişirin. İşte size lezzetli ve hafif bir diyet yemeği. Afiyet olsun.

Domates soslu balık

Porsiyon: 4 kişilik Hazırlanma Süresi: 15 dakika Pişme Süresi: 20 dakika

Malzemeler: 600 gr dilimlenmiş taze tonbalığı 4 domates 4 soğan 2 diş sarımsak 3–4 dal maydanoz 1–2 defneyaprağı 2 çorba kaşığı kapari 1 çorba kaşığı sirke 1 su bardağı su 1 çay kaşığı kekik 2 çorba kaşığı zeytinyağı Tuz, karabiber.

Hazırlanışı: Domatesleri soyup küp küp doğrayın. Maydanozu temizleyip kıyın. Soğanı soyup küçük küçük doğrayın. Sarımsakları soyup ezin. Zeytinyağını tencerede ısıtıp soğan ve sarımsağı pembeleştirin. Domates ve defneyaprağını ilave edip 5 dakika pişirin. Balık, tuz, kekik ve sirkeyi ekleyin. Sirke buharlaşınca bir bardak suyu ilave edip tencerenin kapağını kapatın ve 15 dakika pişirin. Kapariyi sudan geçirip süzün ve balığa ekleyin. Balığı kevgirle ayrı bir tabağa alıp sosunu yüksek ateşte koyulaşıncaya kadar pişirin. Ateşten alıp balığı ekleyin. Üzerini kapatıp 5 dakika dinlendirin. Maydanoz serpip sıcak olarak servis yapın.

Pancar salatası

Porsiyon: 4 kişilik Hazırlanma Süresi: 10 dakika Pişme Süresi: 15 dakika

Malzemeler: 2 pancar 7–8 beyaz lahana yaprağı 1 çay bardağı çekilmiş ceviz 1 çorba kaşığı kapari 1 çorba kaşığı konserve mısır 2 çorba kaşığı elma sirkesi 1,5 çorba kaşığı zeytinyağı 1 çay kaşığı keten tohumu yağı Tuz.

Hazırlanışı: Pancarların saplarını kesip kabuklu olarak haşlayın ve süzün. Kabuklarını soyup ince ince dilimleyin. Lahana yapraklarını ince şeritler halinde doğrayın. Sirke, zeytinyağı, keten tohumu yağı ve tuzu bir kapta iyice karıştırın. Lahana, ceviz, kapari ve mısırı ayrı bir kâsede harmanlayın. Pancar dilimlerini servis tabağına dizin. Ortasına lahanalı karışımı yayın. Üzerine hazırladığınız sosu gezdirip servis yapın.

Ispanaklı piliç köfte

Malzemeler: 500 gr. piliç bonfile, 1 kg. ıspanak (haşlanmış ve ince doğranmış), 2 adet domates, 1 tutam maydanoz (ince kıyılmış), 2 adet yumurta, 1 adet soğan (rendelenmiş), 1 çay kaşığı sıvıyağ, Karabiber, Tuz.

Hazırlanışı: Piliç bonfileyi makineden geçirip kıyma haline getirin. Yumurtayı, tuzu, maydanozu, karabiberi, rendelenmiş soğanı içine katıp yoğurun. Dolaba koyup 20 dakika dinlendirin. Ayrı bir tavada yağ, domates ve ıspanağı sote edin. Dolaptan çıkardığınız kıymayı köfte büyüklüğünde parçalara ayırın. Ortalarına ıspanağı koyup kapatın. Hazırladığınız köfteleri ızgarada pişirin. Sebze ile servis yapabilirsiniz.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/8/2007 - soluk soluğa

Kategori: SIIRLER

Tam boy resmi görebilmek için tıklayın
 ============== 
soluk soluğa
son sözümün sen olduğunu düşündükçe.
Anahtar kelime: soluk soluğa
soluk soluğa
son sözümün sen olduğunu düşündükçe.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/7/2007 - SELÜLİT DİYETİ

Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek için denemediğiniz yol kalmadı değil mi? Selülit eritme diyetini uygularsanız kısa zamanda isteğinize ulaşabilirsiniz.

Bu diyeti yaparken...

• Mutlaka iki günde iki litre su için.

• Sıvı ihtiyacınızı ağırlıklı olarak sudan karşılayın. Ancak kahve, çay, cola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun.

• Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderin.

1. gün

Kahvaltı: Yağsız yoğurt, armut ve bir tatlı kaşağı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Chili sosu ile hazırlanmış tavuk, iki kaşık az yağlı pilav
Akşam: Dana jambonla hazırlanmış yağsız salata.

2. gün

Kahvaltı: 1 dilim kepekli tost ekmeğinin üzerine yağsız krem peynir sürün. Üstünü salatalıkla süsleyin. Yanında şekersiz çay içebilirsiniz.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir tabak yağsız makarna, bir tabak mantar yemeği (150 gram mantarı yıkayıp ortadan bölün ve 1 kaşık zeytinyağında kavurun. Mantara bir tane ezilmiş sarımsak ve küçük kesilmiş taze soğan ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırın.)
Akşam: Göbek, havuç, salatalık, domates, kırmızı lahana, haşlanmış mısır, taze soğan, yağsız beyaz peynir, sirke ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış salata. Yanında iki dilim kepekli ekmek.

3. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, çilek ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Bir tabak az yağlı piyaz, iki kaşık az yağlı pilav.
Akşam: İki adet haşlanmış kabakta hazırlanmış salata, yanında iki dilim kepekli ekmek.

4. gün

Kahvaltı: 2 dilim tavuk jambonlu, kepekli tost ekmeği, şekersiz meyve çayı.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: 1 tane ızgara balık, 2 kaşık az yağlı pilav
Saat 16.00: Çilekli süt
Akşam: Fasulyeli mantar salatası, 1 dilim kepekli tost ekmeği (Fasulyeyi haşlayın ve soğumasını bekleyin. Mantarları yıkayıp ortadan böldükten sonra bir kaşık zeytinyağında 2 dakaka kavurun. Mantarla fasulyeyi karıştırın. İçine arzuya göre maydanoz da ekleyebilirsiniz. Limon, tuz ve karabiberle tatlandırın.)

5. gün

Kahvaltı: Yağsız yoğurt, elma ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: 1 adet ızgara et, yağsız salata, bir dilim kepekli ekmek
Saat 16.00: Bir dilim karpuz
Akşam: Tavuk jambonla hazırlanmış yağsız salata.

6. gün

Kahvaltı: 2 dilim kepekli tost ekmeği, yağsız beyaz peynir, domates.
Saat 16.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Ispanaklı omlet, bir dilim kepek ekmek
Saat 16.00: Muzlu süt
Akşam: Ton balıklı salata, bir dilim kepekli ekmek (Göbek domates, salatalık ve havucu yıkayıp doğrayın. Bu karışıma bir küçük kutu yağsız ton balığı ekleyin. Bol limon ve bir tatlı kaşağı zeytinyağı ile tatlandırın)

7. gün

Kahvaltı: yağsız yoğurt, bir kivi ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış bir kase müsli.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir adet ızgara tavuk, 2 dilim kepekli ekmek
Akşam: Beyaz peynirli domates salatası, 2 dilim kepekli ekmek

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

shekkercik
nesrin768
gulaymehmet
gulcinkuju
modelevi
kumtanesi
onlaruyurken
filizatalay
seraparda
eminedantelorgu
iremkiz
yserdar
sibelefe
burcuferdi07102002
masalperisi21
mucizemm
incitanem90
sedasultanbahri
sumeyyem
berrinsulari
kizimaarmaganimdir
nerimanorhan
lezzetblogu
hobilendik
djazemimm87
buradaherseyvar
gulaymuftakta